-
İşaret Parmağının Ucunda
Sokak Edebiyatı fanzini, 14. sayı · Ekim 2012 · “project blindman”
Tam metni okuTek çocuk hakkının yasayla sınırlandığı bir ülkede, ikinci bir çocuk beklemek suçtur. Bir aile bu yüzden şehirden çıkıp tenha bir köy yolunun kenarındaki çiftliğe taşınır; baba hafta içi eski evde yalnız kalır, anne karnı büyüdükçe evden çıkmaz olur.
Anlatıcı, kardeşinin geleceğini öğrendiği için mutlu olan bir çocuk. Sırrı altı ay taşıyabiliyor. Sonra bir oyun arasında ağzından kaçırıyor.
Şişman çocuk sonunda geldi. Keşke gelmeseydi.Öykü baştan sona o çocuğun sesiyle yazıldı; olanı anlatırken bile suçluyu kendinde arayan, terbiyeli olmaya çalışan bir sesle.
-
Kör Fısıltının Dediği
Öykü Seçkisi #96 · Temmuz 2017 · Tema: Yarasa
Öykü Seçkisi'nde okuKasabadan uzak, iki göz odalı derme çatma bir ev. Mustafa uyuyamıyor; aynı odada babası, annesi ve kardeşi uyuyor. Dışarıda tilkiler, zincirli bir köpek, tepenin ardında kayalıklara vuran deniz. İçinde ise çoktandır taşıdığı bir istek: buradan gitmek.
Gecenin bir yerinde çatı kirişinde kor gözlü bir şey belirir. Yaratık Mustafa'yı bakışıyla divana çiviler ve aklına fısıltılar salar. Fısıltıların tuhaf yanı şudur: söyledikleri, çocuğun zaten istediği şeydir.
Rüyaların nasıl başlayıp bittiğini bilemezsin. Oradadırlar.Öykü, kararın gerçekten kime ait olduğunu bilerek belirsiz bırakıyor. Zihinde dolanan körlemesine fısıltılar, o fısıltılarla atılan adımlar ve geri dönüldüğünde bırakılanın bir daha asla eskisi gibi bulunamaması üzerine.
-
Silenos Fan
Öykü Seçkisi #97 · Ağustos 2017 · Tema: Satir
Öykü Seçkisi'nde okuFan yaşlı bir satir. Bir zamanlar kadırgalarla karşı kıyılara açılıp tanrılarla şarap içmiş, sonra içlerinden en uygunsuzuna kafa tuttuğu için ölümsüzlükle lanetlenmiş. Şimdi kokuşmuş bir gölün kenarındaki kulübesinde, sakat bir ayak bileğiyle oturuyor.
Tanrılar da ondan iyi durumda değil: biri kavanozdaki bir midye kabuğuna hapsolmuş, biri harabeler arasında dilenen bir meczuba dönüşmüş. Fan yıllardır Toloz Dağı'nın yıkıntılarına tırmanıyor; kendisini lanetleyen tanrı babayı bulup hesap sormak için.
Beni bu kokuşmuş gölün kenarında unuttular, yalnız bıraktılar.Mitolojinin sonrasında geçen bir öykü: kahramanların değil, unutulanların. Fan'ın insan âlemindeki tek bağı, ona kayığıyla ekmek ve ucuz şarap getiren ayyaş bir balıkçı.
-
Yaratık'ın H'si
Öykü Seçkisi #102 · Ocak 2018 · Tema: Yeti
Öykü Seçkisi'nde okuBir televizyon stüdyosunda, metal plakalardan yapılma bir kafeste üç metrelik yaşlı bir yaratık yaşıyor. Yıllar önce avcılardan satın alınmış; yapımcı onu yıllardır tutan bir aile komedisinde oynatıyor. Halka anlatılan yalan şu: kostüm giymiş, kimseyle görüşmeyen huysuz bir oyuncu.
Her sabah asistan gelip kıllarının arasına dört şok cihazını gizliyor, sonra H sete çıkıp senaryodaki sakarlıkları yapıyor. Kimse zekâsını, hüznünü, ölmeyi ne kadar istediğini bilmiyor. O gün dizinin son bölümü çekilecek ve son sahnenin dekoru sahte ağaçlardan bir orman.
Yaşlıyım, beni orada unutun.Öykü bilerek yalnızca iki paragraf hâlinde yazıldı: uzun, nefes aldırmayan cümleler yaratığın sıkışmışlığını okura da geçirsin diye.
-
Öpüşme Boşluğu
Öykü Seçkisi #103 · Şubat 2018 · Tema: Astronot
Öykü Seçkisi'nde okuUzak gelecek. İnsanlık kendi güneş sistemini çoktan terk etmiş, koloni gemilerinde yaşıyor. Astronotluk keşif mesleği olmaktan çıkmış; enkaz ve asteroit tarlalarından değerli madde toplayan bir aile zanaatına dönüşmüş.
Genç bir astronot, günübirlik görevinden gemiye döndüğünde önemli bir şeyi unuttuğunu fark ediyor: bugün, o eski yıldızın patlayacağı gün. Sevgilisiyle sözleri var — sarı devin atomlarına ayrılışını birlikte izleyip son bir kez öpüşmek. Cebinde aylardır sakladığı bir kutu, kutuda Mars'ın yörünge kalıntılarından topladığı kızıl bir taş var.
Her zaman boşluk kazanıyor.Bir güneş sisteminin yok oluşuyla iki kişilik çok küçük bir ayrılığı aynı ana yerleştiren bir öykü.
-
Öksürük
esrarengiz.com · 2019 · Kapak: Gökmen Yılmazkaya
Tam metni okuSabah otobüsü, körük kısmı, sıkışıklık. Bir adam anlatıcının yüzüne üç kez öksürür ve elini bilerek araladığına dair bir şüphe bırakır. Sonra telefonuna döner, terler, telaşlanır, birilerine ulaşmaya çalışır.
Öykü bu şüphenin öfkeye, öfkenin takibe dönüşmesini izliyor. Anlatıcı kendi korkaklığıyla kurduğu hayalî intikam sahneleri arasında adamın peşine düşüyor ve onu bir çıkmaz sokakta buluyor.
Sen de yalnız ölme.Yayımlandığı site artık yayında değil; öykü bu yüzden tam metniyle burada duruyor.
-
Dalgayutan'da Aç Bir Gece
esrarengizhikayeler.com · 2019
Tam metni okuYağmurdan sonraki bir gecede iki kardeş, bisiklet parası için tarlalardan salyangoz topluyor. Kayalıklara giden patikada çalıların arasından bir şey sürünerek çıkınca küçük kardeş çuvalı bırakıp karanlığa kaçıyor. Anlatıcı kalıyor — çünkü korkmuyor; kendi deyişiyle onunki hastalık seviyesinde bir duygu yoksunluğu.
Yolun ortasında kıvranan şey, köyün “garipleri”nden Nuriye. Elinde bir et parçası var, ağzının kenarından koyu bir sıvı akıyor ve her zaman iki adım önünde yürüyen annesi ortalıkta yok.
Keşke tanımasaydım.Kimsenin gece yaklaşmadığı Dalgayutan Kayalıkları'nda geçen bu öykü, bir korku hikâyesinden çok bir yoksunluk hikâyesi: anneden kıza miras kalan yağ bezeleri, hiçbir kapıdan doymadan çıkamayan bir açlık ve bir köyün birinin hikâyesini asla unutmayışı.